Yapımcı, Peter Jackson’ı Yüzüklerin Efendisi’nden Kovmakla Tehdit Etmiş

Dünyanın en çok satan fantastik romanlarından olan Yüzüklerin Efendisi serisinin sinema uyarlaması Yeni Zelandalı yönetmen Peter Jackson tarafından hayata geçirilmiş, dünya çapında gişe rekorları kırmıştı. Serinin üçüncü filmi Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü filmi, 2004 yılında düzenlenen 76. Oscar Ödülleri’nde 11 dalda aday gösterilip bu 11 ödülün hepsini kazanarak Titanic ile birlikte en çok Oscar ödülü kazanan film olmayı başarmıştı. Serinin yönetmeni Peter Jackson da üçüncü filmle En İyi Yönetmen ödülünü almıştı.

Bu sebeple serinin hayranları tarafından Peter Jackson’sız bir Yüzüklerin Efendisi serisinin hayali bile düşünülemez. Ancak, yıllar önce serinin yapımcısı Harvey Weinstein’ın filmlerin çekim süresinin çok uzun olmasını gerekçe göstererek yönetmen Peter Jackson’ı kovmakla tehdit ettiği ortaya çıktı.

Yapımcının ne akla hizmet böyle bir işe kalkıştığı bilinmez tabi ama Yeniz Zelandalı yönetmenin yerine düşündüğü isim de bir o kadar enteresan. Peter Jackson’ın menajeri Ken Kamins, The Independent’a verdiği bir röportajda Harvey Weinstein’ın Jackson’ı Quentin Tarantio ile değiştirmekle tehdit ettiğini söyledi.

Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği’nin 20. yıl dönümünü kutlayan The Independent, Jackson’ın menajeri Ken Kamins ve aktörler Elijah Wood, Orlando Bloom ve Ian McKellen’ın da aralarında olduğu bazı önemli isimlerle röportaj gerçekleştirdi. Bu röportaj sırasında Kamins, olay hakkında bilinmeyenleri anlattı.

Harvey zaten son derece empati yoksunu bir insandır. Peter’ı defalarca filmden kovmakla tehdit etti… Filmlerin çekim süresinin uzun olduğunu düşünüyor, kısaltılmasını istiyordu, Peter bunu yapamazsa filmi Quentin Tarantino’nun yönetmesini sağlamakla tehdit ediyordu.”

Miramax, 1990’ların ortalarında JRR Tolkien kitaplarının haklarını aldı ve filmlerin prodüksiyonuna başlamak için birkaç milyon dolar yatırım yaptı. Ancak kısa süre sonra projenin Peter Jackson ve ortağı Fran Walsh’ın başlangıçta tasavvur ettiğinden çok farklı bir yöne gittiğini fark ettiler. Sonuç olarak, projeyi başka stüdyolarda geliştirmesi için kurucu ortak Weinstein’a teklif götürfdüler. Miramax iki koşulda anlaşmaya karar verdi: Jackson ve Co., bir hafta içinde seti kurmak zorundaydı ve ekibe katılmaya karar veren stüdyonun üç filmi de aynı anda yapmayı kabul etmesi gerekiyordu. Sonunda, film New Line’a satıldı.

Filmin çalışma süresiyle ilgili sorun dışında, Miramax başlangıçta kitaplardan üç yerine iki film yapmakta ısrar etmişti. Ancak, New Line bunun yerine bir üçleme yapılmasını önerdi.

“Aslında Bob’un [Shaye, New Line kurucusu] fikri iki yerine üç film yapmaktı. Orijinal fikir iki film yapmak üzerineydi ve Bob ‘Üç kitap var, neden sadece iki film yapıyorsun?’ diye sormaya başladı.” — Mark Ordesky, Yapımcı, New Line Cinema.

Ken Kamins, New Line’ın projeye verdiği yanıt karşısında şaşkına dönmüştü, çünkü bütün seri için öngördükleri her şeyi tam olarak yerine getirmişlerdi.

Sonuç olarak anlaşmazlıklar bir şekilde çözüldü, Peter Jackson işini kusursuz bir biçimde yaptı ve filmler son derece hızlı bir biçimde üç yıl gibi kısa bir sürede arka arkaya vizyona girdi. Filmlerin elde ettiği başarı ortada, ancak yine de bu muhteşem hikayenin Quentin Tarantino’nun ellerinde nasıl bir şeye dönüşebileceğini merak etmemek elde değil.