Esaretin Bedeli Neden Hikayenin Stephen King’le Olan Bağlantısını Gizledi?

Ünlü korku-gerilim romanı yazarı Stephen King’in eserleri sayısız sinema uyarlamasına konu olmuştur. Bunlardan en başarılı olanı da hiç şüphesiz Esaretin Bedeli filmidir. Ancak Esaretin Bedeli filminin yapımcıları enteresan bir şekilde filmin hikayesinin yazarla olan bağlantısını gizlediler. 1994 yapımı film, King’in 1982 yılında yayınlanan Different Seasons’ın isimli kitabında yer alan Rita Hayworth ve Shawshank Redemption adlı hikayeye dayanmaktadır. Stephen King isminin öne çıkarılması, sinema uyarlamalarının başarısında etkili olabilir, ancak Esaretin Bedeli, filmin dayanağı olan kitaba ve yazarına pek dikkat çekilmeden pazarlandı.

Film, daha önce King’in aynı adlı kısa öyküsünden uyarlanan The Woman in the Room adlı kısa filmi yazıp yöneten Frank Darabont tarafından hayata geçirilmişti. Darabont ayrıca daha sonra 1999 yılında yine bir Stephen King romanı olan Yeşil Yol’un senaristliğini ve yönetmenliğini üstlenmişti. Açıkçası King’in çalışmalarının hevesli bir okuyucusu olan Darabont’un, Esaretin Bedeli projesinin onunla ilişkisini gizlemesi garip görünüyor. King’in ismi bir sinema filmi için prestij kaynağıdır, ancak ismi genellikle tüm oyuncu kadrosu ve teknik ekip listesinin ardından jeneriğin sonunda yer alır. İlginç olan diğer bir nokta da şu ki, Esaretin Bedeli’nin jeneriğinde filmin King’in romanına dayandığı açıkça belirtilmiyor, sadece ona “Özel Teşekkür” ediliyor.

Filmin Stephen King ile olan bağlantısını duyurmaktan kaçınılması, nihayetinde filmin pazarlama stratejisinin bir unsuruydu. King genellikle ucuz bir yazar olarak görülüyordu ve korku türünde seçkin bir yazar olsa da, genelde “popüler kurgu” denilebilecek eserler ürettiği için edebi çevrelerin büyük bir kısmı tarafından küçümseniyordu. Filmin tanıtımlarında Stephen King’in adının vurgulanmaması, stüdyonun “daha prestijli bir izleyici kitlesi” çekmek amacıyla ortaya çıkmış bir fikir olması muhtemel.

Filmin gişe performansı beklentileri karşılayamamıştı, ancak eleştirel beğeni topladı ve yedi Akademi Ödülü adaylığı aldı. Herhangi bir kategoride ödül alamasa da film hala popülaritesini koruyor ve tarihin en sevilen filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Filmin ilk baştaki düşük gişe performansı ve sonradan gelen başarısı genellikle kötü bir zamanlamanın sonucu olarak görülüyor.

2017 yapımı korku filmi It’in gişede son derece başarılı oldu ve bu başarının önemli nedenlerinden birisinin de Stephen King’in 1986’da yazdığı bir romanla olan açık ilişkisinden kaynaklandığını belirtmek gerekir. Esaretin Bedeli, finansal başarının ötesinde sinematik unsurlarıyla da dikkatleri üzerine çeken bir yapım olmuştu. Darabont’un Hollywood Dünyası’nın en seçkin yönetmenlerinden birisi olarak kabul etmesinin iki nedeninden birisi (diğeri de Yeşil Yol filmidir) olarak kabul edilir.

Yayınlandığı dönemde nispeten düşük sayılabilecek bir gişe performansı gösterse de Esaretin Bedeli belki de yapımcılarının tahminlerinin ötesinde bir başarı elde etti. Zira film uzun yıllardır değişmeyen bir şekilde IMDb’deki yüksek kullanıcı puanına sahip film. Bu yüksek beğeni oranı ve gösterilen saygı, filmin edebi temeli hakkındaki gerçeğin başarısını önemli ölçüde engellemeyeceğini gösteriyor. Bununla birlikte, Esaretin Bedeli, Stephen King ile bağlantısı bilinse de bilinmese de, sıkılmadan tekrar tekrar izlenebilecek nadir filmlerden birisi.

Önceki İçerik Deadpool 3 Yönetmeni Shawn Levy’ye Göre Devam Filmi Bu Yıl Çekilmeyecek
Sonraki İçerik Oscar’ın Provası Olarak Gösterilen BAFTA Ödülleri Sahiplerini Buldu